
Evliler, Bekarlar…
Evlenmek için gün sayanlar,
Evlenmek isteyip korkudan evlenemeyenler,
Evliliği oyun sananlar,
Genç kızlar, genç erkekler
KISACASI EVLİ YA DA BEKAR TÜM BAY VE BAYANLAR LÜTFEN OKUYUN!!
Pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu, saçları taralı, dişleri fırçalanmış adam yada kadını sevmek kolaydır.
Aslında aşk, aynı insanı, sabahın köründe uykudan uyandırdığındaki en sinirli hali ile de kabul edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla kullanabilmek, diz yapmış pijamalarıyla kanepede yastıklara sarılıp sızmışken bile şefkatle okşayabilmektir. Buna katlanamayanlar zaten aşık değillerdir. Bu durumda evlilik; hoşlandığın insana karşı olan duygularını öldürüyor denilebilir... Zira aşıksan, aynı havayı solumak bile zevk verir, hep beraber olmak istersin, banyodan gelen su sesi bile onun evde olduğunun işaretidir ve huzur verir.
Ütülediğin gömleğin ona ne kadar çok yakışacağını düşünürsün... Pişirdiğin yemeği ne çok seveceğini hayal edersin. On tane ayakkabısı varken, onbirinciye sahip olmakla mutlu olacak diye, istediğin gömleği satın almaktan vazgeçersin.
Zamanla olmaktan çok birşeyler vermekten mutluluk duyduğunu keşfedersin. Eğer kadın evlilikte ikinize yemek pişirecek, dolabı düzenleyip ütüyü yapacak bir anne olarak görülüyorsa, o kadının saçlarının hiç yağlanmadığını ve adamın geceleri terlemediği düşünülüyorsa, asla kavga edilmeyecek ve lavabo tamir edilirken dahi gülüşüp öpüşülecek zannediliyorsa zaten beklenti bir evlilik değil, bir Amerikan filminde karakterlerden biri olmaktır,
Bu hayallerle yola çıkıldığında, damat ilk gece gelinin saçlarından onlarca firkete sökmeye çalıştığında, gelin ise damat firketelerini çıkaramayıp kuaföre söylendiğinde zaten evlilik sandıkları şey çatırdamaya başlayacaktır.
Evlilik, sadece aşk değildir. Evlilik; ev arkadaşlığı, sırdaşlık, ortak hesaba sahip mudilik, ayrı kökenlerin birlişmesi, başı hatırlanmayan bir akrabalık ilişkisidir. Aşk bu ilişkide tutkuyu sağlar ama tek başına ayakta tutamaz...
Aşıksanız ateşli sevişmeler yaşarsınız, ama kış akşamları evde konyak içip geyik yapamayabilirsiniz. Hala canınız sıkıldığında onu değil de annenizi arıyorsanız, yalan olmuştur o evlilik.
Aşk evlilikte gider gelir. Halıya kola döktüğünde aşk biter. Ama o, halıyı temizleyebilirse gene aşık olunur. O aradaki sinir evresini aşabilenler, ellinci yıla kadeh kaldıranlardır. Tahammül edemeyenler ise ikinci evlilikten sonra artık evliliğin yalan olduğuna inanacaklardır.
Zafer, direnenlerin olur.















GERÇEKTEN AŞIKMISINIZ?????
Sesini duyduğunuz anda avuçlarınız terlemeye kalbiniz deli gibi çarpmaya başlıyorsa...
Bu aşk değil !
.... HOŞLANMAKTIR....
Ellerinizi ondan çekemiyor sürekli dokunmak sarılmak istiyorsanız
Bu aşk değil !
....ARZULAMAKTIR....
Yanınızda bir tek o olduğu için onu istiyorsanız....
Bu aşk değil !
....YALNIZLIKTIR....
Herkes onunla olmanızı beklediği için onunlaysanız...
Bu aşk değil !
....SADAKATTİR....
Size sıcak yakın davrandığı için onunlaysanız.
Bu aşk değil !
....KENDİNE GÜVENSİZLİKTİR....
Üzülmesini istemediğiniz için onunlaysanız...
Bu aşk değil !
....ACIMAKTIR....
Ona değer verdiğiniz için hatalarını hoş görüyorsanız
Bu aşk değil !
....ARKADAŞLIKTIR....
Bütün gün ondan başka hiçbir şey düşünmediğinizi söylüyorsanız..
Bu aşk değil !
....KOCA BİR YALANDIR....
Onun iyiliği için kendinizden çok şey feda edebiliyorsanız
Bu aşk değil !
....YARDIMSEVERLİKTİR....
O üzgünken sizin de kalbiniz acıyorsa
....İşte bu AŞKTIR....
Tarif edemediğiniz bir çekim yüzünden ondan bir türlü kopamadığınızı düşünüyorsanız.
....İşte bu AŞKTIR....

O herkese güçlü görünmesine rağmen içindeki zayıflığı hissedebiliyorsanız..
....İşte bu AŞKTIR....

Başkalarını da çekici bulmanıza rağmen hiç pişmanlık duymadan onunla kalmaya devam edebiliyorsanız.
... İşte bu AŞKTIR ...
Nic£ d£LikanLıLar g0rdük
kolunda Kız ceßind£ £man£t arkasında sürü..
Raconu kaHpeLik yürüyüşü sahtelik, kaLßi var yüreği y0k...
Ölümün gölgesinin üzerimize düşmesini beklemeden ya da sevdiklerimizi kaybetmeden
"SENİ SEVİYORUM " diyebilmek, bu gün sahip
olmayı hayal ettiğimiz birçok şeyden daha fazla mutluluk ve huzur
getirecek. Hadi biraz cesaret. Yarını, yeni bir haftayı ya da özel bir gün
beklemeden bugün "SENİ SEVİYORUM" diyeceklerinize sarılın. İnanın onları da bundan daha fazla mutlu edebilecek bir şey YOK...
Ve unutmayın eğer şimdi söylemeye başlamazsanız, belki de hiç söyleme şansınız olmayacak.
Yarın sabah ikinizden birinin hayatta olacağının
garantisi var mı???
Ya ben seni fazla büyüttüm içimde
yada yüreğim senin sevgini taşıyacak kadar büyük değildi.
Senin gibi kocaman yüreğim olmadı hiç benim.
Sen o koca yüreğine kaç sevda sığdırdın bilemem
ama
ben küçücük yüreğimde yalnız seni taşıdım...
ne zaman sana benzeyen birini görsem,sen zannediyorum.
Koşup bakıyorum ardından sesleniyorum,
Oysa yoksun. Sen geliyorsun aklıma,
Düşünüp ağlamaklı oluyorum. Sonra..
Boşver diyorum , boşver bitti. Her güzel şey gibi,
Kısacık bir ömürdü belki bir kaç aya sığıveren.
Sen yeni bir omuz bulursun,
Başını koyup ağlayacak yalandan.
...Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...
...sustukça aşka kanar sözler...sustukça dile gelir yürekler...
sustukça aşk olursuN...sustukça aşk koyarsıN adıMı...
ve beN beNse; sustukça daha bir kanarıM aşkıNa....
YÜREĞİMDE YANGIN GÖZÜMDE YAŞ VAR!!!
ELLERİMDE YORGUNLUK YÜREĞİMDE BASILI TAŞ VAR!!!
BENDE TEDAVİSİ MÜMKÜN OLMAYAN BULAŞICI Bİ AŞK VAR
SEVME BENİ YARAM SANADA BULAŞIRRR!!!!
DÖNME BİR DAHA BANA
BENDEKİ ACLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYAMAZ SENİN YÜREĞİN....
ATRILMAK İÇİN ÇOK ERKEN ...
CAN DAYANIRMI BUNA DERKEN ...
BAŞIM KOYDUĞUM KUCAK NERDE ???
SALIP KURTUL BENİ DERDE!!!
HELE BİR IŞIKLAR SÖNSÜN..
SULAR DURULSUN...
BIÇAK ATACAĞIM DAĞIN DİKİNE..
KISA DEVRE YAPSIN KALBİM...
ELLERİM İNATLA DÖKÜLSÜN SİGARAYA...
SEN BENİ O ZAMAN GÖR...
HELE KÜSSÜN MEYDANLAR KALDIRIMLARA YAĞMUR DÖKÜLSÜN...
DAĞILSIN DİŞLERİMDE GÜLÜŞLERR...
KAYBETTİKLERİM Bİ DÖNSÜN...SEN BENİ O ZAMAN GÖRR...
BOŞVER ŞİMDİ GÖZYAŞLARIMI SİLMEYİ...GÜCÜN YETERSE KAHKAHAYA BOĞ BENİ...
BIRAK YANAKLARIMI DUDAKLARIMI..GÜCÜN YETERSE YÜREĞİMDEN ÖP BENİ....
BU ŞEHİRDEN HER GİDİŞİNDE ŞEHRİ SANKİ BEN UĞURLUYORUM
SEN BENDEN GİDELİ ÇOK OLDU AMA BEN SANA HALA EL SALLIYORUM...
Evinin, seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin…
Sokağa fırlayacaksın…
Sokaklar da dar gelecek…
Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi…
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü…
Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin…
Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan…
“Önemli olan sağlık.”
“Yasamak güzel.”
“Boş ver, her şey unutulur.”
Sen hiçbirini duymayacaksın…
Gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin…
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok
seveceksin…
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin…
“Ölüme çare bulundu” ya da “Yarın kıyamet kopacakmış” deseler başını kaldırıp Ne dedin?” diye sormayacaksın…
Yalnız kalmak isteyeceksin…
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…
İkisi de yetmeyecek…
Geçmişi düşüneceksin…
Neredeyse dakika dakika…
Ama kötüleri atlayarak…
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin…
Gittiğin yerlere gitmek…
Bu sana hiç iyi gelmeyecek…
Ama bile bile yapacaksın…
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın…
Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin…
Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin….
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin…
Herkesi ona benzetip…
Kimseyi onun yerine koyamayacaksın…
Hiçbir şey oyalamayacak seni…
İlaçlara sığınacaksın…
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.
Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren…
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek… Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin…
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak…
Sabahı iple çekeceks